Adobe After Effects nedir ne işe yarar

adobe-after-effects-nedir-ne-ise-yarar

Adobe After Effects nedir ne işe yarar? sorularına genel hatlarıyla cevap vermeye çalışayım.
Aslına bakarsanız bu denli profesyonel ve kapsamlı bir programın kullanım amacını birkaç kaleme sığdırmak biraz zor. Yinede programın temel kullanım amacını şu şekilde tanımlayabilirim; videolar üzerinde çok çeşitli değişiklikler yapmak, videolara görsel ve işitsel efektler eklemek diyebilirim. Sadece bunlar değil tabi ki. Örneğin sanal bir kamera oluşturabilirsiniz ve bu sayede ekrana yerleştirdiğiniz görseller üzerinde gezinebilir, çeşitli kamera açıları ayarlayarak ve geçiş efektleri ekleyerek çok farklı çalışmalar da ortaya çıkarabilirsiniz. “After Effects” e kısaca “AE” diyebiliriz, bizden önce de demişler zaten 🙂

Filmlerde izlediğiniz özel sahnelerin çoğunda bu program kullanılıyor. Mesela Muhteşem Yüzyıl dizisinin kamera arkası çekimlerini izledim ve bir uçurumdan düşme sahnesinin yapımını gördüm. Bir vince bağlanmış kadın havada asılı dururken, alt taraftan düşme efektinin gerçekçiliği için rüzgar veriliyordu. Arka plan klasik yeşil bez. İşte böyle bir sahnenin düzenlemesini yapan, film setinde görevli kişinin ekranında “After Effects” programının açık olduğunu gördüm. Sonra o sahnenin AE ile bir güzel editlenmiş ve yayına verilmiş halini izliyorsunuz. İşte o zaman AE mucizesine tanıklık etmiş oluyosunuz. Bu arada söz havada kalmasın, buyrun anlattığım kamera arkası videosunun linki. Videonun 6. dakikasından sonra anlattığım sahneyi izleyebilirsiniz.

Nasıl? Süper değil mi? Diğer yandan, After Effects ‘in birçok eklentisi olduğunu da belirtmem gerekir ve bu profesyonel eklentilerin çoğu da ücretli. Pek de ucuz sayılmazlar hani. Tabi ki Adobe After Effects programını yeni kullanmaya başlayan birisi için bu eklentiler işin bir sonraki ayağı. Zaten AE ‘nin default halinde bile birçok özellik var ve açıkçası bazıları biraz karışık… Zamanla ve çalışmayla hepsi olur tabi 🙂

After Effects öğrenmek isteyenlere tavsiyeler:



Programı ilk açışınızda karşınıza çıkan karışık arayüz sizi yıldırmasın. Öncelikle temel “After Effects” araçlarını, bazı önemli kısayolları öğrenin. Zamanla mantığını da oturtunca gerisi sadece pratiğe kalıyor. AE ile yapılabileceklerin yelpazesi çok geniş. Bu durum kafanızı biraz bulandırabilir. Hoş birçok programda durum böyle. O yüzden son tavsiyem, kendinize bir alan seçin, onun üzerinde farklı çalışmalar yapın, iyice pekiştirin ve daha sonra farklı varyasyonlar ve eklentiler ile daha farklı alanlarda çalışmalar yapın. Zevk almaya bakın.
Sitemiz üzerinden After Effects Görsel Eğitim Setlerine ulaşabilirsiniz.

Umarım bu yazımda Adobe After Effects nedir ne işe yarar? sorularına az buçuk da olsa cevap verebilmişimdir. Umarım faydası olmuştur.

Adobe Premiere Pro nedir ne işe yarar

adobe-premiere-pro-nedir-ne-ise-yarar

Adobe Premiere Pro nedir ne işe yarar? sorularına genel hatlarıyla cevap vermeye çalışacağım.
Adobe Premiere Pro ‘nun en temel kullanım alanı ses ve video düzenlemeleri yapmak diyebilirim. Premiere Pro ile aklınıza gelebilecek her türlü ses ve video formatları üzerinde düzenlemeler, eklemeler vb. işler yapabilirsiniz. Premiere Pro ile yapılabilecek çalışmalara birkaç örnek vererek programın işlevi hakkında biraz daha detaylı bilgiyi size sunmak istiyorum.

Örneğin; videodan sesi ayırma, farklı ses dosyalarını farklı videolara ekleme, video ve ses dosyalarını kırpma ve efekt ekleme, video ve seslerin formatlarını değiştirme, videoya kayan yazı ekleme, resimler ile slayt gösterisi yapma, ses seviyelerini ayarlama, video içinde video oynatma…
Bu ve benzeri daha birçok işi Premiere Pro ile kolay bir biçimde yapabilirsiniz. Bu tarz yani ses ve video düzenleme alanında birçok farklı program var ve ben premiere pro ile tanışmadan önce üstte yazdığım her bir iş için farklı farklı programlar kullanıyordum. Bu hem can sıkıcı hemde çok fazla zamanımı alıyordu.

Gelişmiş seçenekleriyle Premiere Pro sizi külfetten kurtarıyor ve piyasadaki birçok programın yaptığı işi tek başına yapabiliyor.
Premiere Pro programının arayüzü ilk bakışta her ne kadar karışık gözükse de kısa süre içerisinde kullanımının ne kadar kolay ve pratik olduğunu görebilirsiniz.

Premiere Pro öğrenmek isteyenlere tavsiyeler:




Karışık ve zor gibi duran premiere pro programını biraz keşfettikten sonra aslında her şeyin ne kadar düzenli ve pratik kullanıma yatkın tasarlandığını göreceksiniz. Premiere Pro da çalışırken bilmeniz gereken en önemli noktalardan birisi “kısayollar”. Kısayolları kullanmaya alıştıktan sonra çok daha rahat çalışabilirsiniz. Örneğin; “j-k-l” kısayolları ile videoları geri, ileri sarıp durdurabilir ve videoyu hızlandırabilip yavaşlatabilirsiniz. Bunun dışında ana ekrandaki yerlişim düzenini kavrayıp, zaten fazla olmayan toolları ve bazı ayarları öğrenmeniz ve de frame mantığını anlamanız durumunda Premiere Pro ile istediğiniz şekilde özgür çalışmalar yapabilirsiniz. Bu söylediklerim size hiç karışık gelmesin. İyi bir eğitim seti ile ve biraz emek ile bu işin üstesinden gelebilirsiniz.
Sitemiz üzerinden Adobe Premiere Pro Görsel Eğitim Setlerine ulaşabilirsiniz.

Bu makalemde Adobe Premiere Pro nedir ne işe yarar? sorularına genel hatlarıyla cevap vermeye çalıştım. Umarım faydası olmuştur.

Vektörel marka logoları

vektorel-marka-logolari

Zaman zaman çeşitli işler için vektörel marka logoları ‘na ihtiyacınız olabilir. Dünyaca ünlü birçok markanın ve bu markalara ait alt markaların vektörel logolarına ulaşıp ücretsiz şekilde indirebileceğiniz bir site önereceğim size.
Google’da arama yapmadan önce bu siteye bakmanızı öneririm. Zira reklamlarla, paralı sitelerle falan uğraşmadan ve zamandan tasarruf ederek dilediğiniz vektörel logoya ulaşma ihtimaliniz var. Bi köşede bulunsun 🙂

Siteye ulaşmak için buraya tıklayınız.


Cep telefonu kıyasla

cep-telefonu-kiyasla

Cep Telefonu Kıyasla ve daha fazlası. Peki ama nasıl?
Bir televizyon alacaksınız, yada cep telefonu, fotoğraf makinası yada bir tablet. Peki ama hangisini alacaksınız?
Tabii ki rasyonel bir birey fiyat/performans temeli üzerine hareket eder. Elindeki imkanları dahilinde en düşük maliyet ile ulaşabileceği en yüksek ürünü almak ister. Fakat dayanıklı tüketim mallarında çeşitlilik o kadar arttı ki, aşina olduğunuz bir sektör içerisinde dahi yenilikleri takip etmek, sürekli yenilenen, güncellenen ürünleri yeterince tanımak ve o ürün ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmak eskisi kadar kolay değil.
Her şey hızlı ama teknoloji gerçekten beyin yoracak kadar hızlı ilerliyor. Örneğin iki sene önce cep telefonu satan tecrübeli bir kişi, iki yıl işinden uzak kaldıktan sonra bugün tekrar işe başlasa format yemiş bilgisayar gibi olur. (Yok artık deme bencede fazla oldu ama tabir bulamadım anla işte). Sürekli yeni özellikler, uygulamalar, işletim sistemleri, detaylı yazılım güncellemeleri ve aklınıza gelebilecek birçok değişiklik yüzünden insan çok iyi bildiği bir işte dahi yabancılık çekebiliyor.

Zaman artık çok farklı ve çok hızlı ve zamanın tahammülü olmayan tek şey yavaşlık, gevşeklik, geride kalmak… Eğer bi kere tökezlerseniz açığı kapatmak için sarfedeceğiniz çaba standart olarak artmıyor, artarak artıyor. Zaman, geçmişi hızla siliyor, formatlıyor. Arkasına hiç bakmadan, hiç acımadan hızla ilerliyor. Adeta bir silindir gibi, engel tanımadan ilerliyor.
Kendimden örnek vereyim; asla kullanmam dediğim dokunmatik ekran telefonları şuan kullanıyorsam. Windows Xp den sonrası ile benim işim olmaz deyip de Windows 8 kullanıyorsam vs vs (Aslında çok katı ve sığ görüşlü biri olduğumu düşünmüyorum ama bazı konularda kendimce tatlı sert inatlaşmalarım var) fakat gel gör ki TEKNOLOJİ insanı mecbur bırakıyor. Sana bana seçme hakkı tanımıyor.

Evet. Örneğin bana soruyorlar. Yav bi cep telefonu alıcaz ama hangisini alalım? Size de belli konularda sormuşlardır mutlaka. Ancak işin önemli kısmı şu ki; her ne alacaksanız alın öncelikle alacağınız üründen beklentilerinizi, hangi amaçla ve ne şekilde kullanacağınızı bir kenara not alın.
Örneğin bir cep telefonu mu alacaksınız? Hemen şu ve benzeri sorulara netlik kazandırmanız lazım ki onlarca, yüzlerce seçenek arasından seçim yapmanız kolaylaşsın, bi eleme yapıp elekten geçirin.
Ne için kullanacaksınız? Sadece konuşmak ve mesajlaşmak yeterli mi? Aynı zamanda güzel ve net fotoğraflar da çekebilmeli mi? HD video kaydı olsa da olur olmasa da olur mu? İşletim sistemi sizin için farkeder mi? Canınız sıkılınca yeni yeni oyunlar yükleyip oynamadan durabilir misiniz? Vesaire vesaire. Bunlar çok kabataslak ve yüzeysel sorular olabilir. Bunun gibi onlarca soru sorulabilir ve sormalısınız da.
Sonunda ihtiyaçlarınız doğrultusunda soracağınız bu sorular yüzlerce seçenek arasından hatırı sayılır bi miktarı elemiş olacak ve elinizde kalan seçenekler içerisinden artık gözünüze hoş gelen veya çeşitli farklılıklarıyla sizi biraz daha cezbeden telefonu seçme aşamasına gelmiş olacaksınız. Tabii ki telefonun göze hitabı, tipi gibi faktörler sizin için daha ön planda olabilir. Ancak ben işe öncelikle birincil kullanım amacı açısından baktığım için (telefon = konuşma) bu seçenekleri ilk sorular arasına yazmadım. Siz yazabilirsiniz 🙂

Sonuç olarak Cep Telefonu, Tablet, Televizyon yada Fotoğraf Makinesi alacaksanız, alacağınız ürünle ilgili belli başlı temel teknik bilgilerini öğrendiyseniz yada biliyorsanız, bu veriler ışığında çok detaylı bir kıyaslama yapabileceğiniz ve sizin ihtiyaç ve beklentileriniz doğrultusunda en doğru seçime varabilmenize yardımcı olabilecek bir site var.

Cep telefonu kıyaslamakla kalmayıp daha birçok kıyaslama yapabileceğiniz siteye ulaşmak için buraya tıklayınız.


WordPress sayfaya kategori ve etiket ekleme

wordpress-sayfaya-kategori-etiket-ekleme

WordPress Sayfaya Kategori ve Etiket Ekleme nasıl yapılır?
Wordpress ile yeni bir yazı oluşturduğunuz zaman o yazıya uygun kategori yada kategoriler seçebilir, yazı içeriğine göre tagler yani etiketler atayabilirsiniz.
WordPress’te yeni bir sayfa oluşturulduğunda o sayfayı bir kategoriye bağlayamıyor yada etiket ekleyemiyorsunuz. Peki ya oluşturduğunuz wordPress sayfasına da kategori atamak yada etiket eklemek gerektiği durumda ne yapılabilir? Yada böyle bir şeye neden ihtiyaç duyarız?

WordPress’in standart olarak bir blog şablonu olma özelliği ağır basıyor. Bundan sıyrılmak ve wordpress ile istediğimiz şekilde siteler oluşturabilmek için çeşitli eklentiler yardımımıza yetişiyor. Örneğin sitemiz içerisinde statik sayfalar olmasını isteyebiliriz ve bu sayfalara seo açısından etiket eklemek isteyebilir ve kullanıcıların ulaşmasını kolaylaştırmak açısından kategori ataması yapmak isteyebiliriz.
Burda yardımımıza koşan birkaç eklenti mevcut. Fakat bu eklentilerin hepsi tam randıman vermediği gibi güncelleştirilmemiş olması sitemizin ayarlarını ve sistematiğini bozabiliyor. Ben sayfalara kategori ekleme eklentisi olarak sizlere denediğim ve memnun kaldığım bir eklentiyi sunuyorum. Eklentinin adı Category Tag Pages.

WordPress sayfaya kategori ve etiket ekleme eklentisini kurduktan sonra artık wodpress sayfalarına kategori ve etiket ekleyebileceğinizi ve varolan sayfalara kategori – etiket ataması yapabileceğinizi göreceksiniz.

WordPress sayfaya kategori ve etiket ekleme eklentisini buraya tıklayarak indirebilirsiniz.


WordPress Captcha eklentisi

wordpress-captcha-eklentisi

WordPress Captcha Eklentisi nedir ve nasıl kullanılır. Captcha sitenizi botlara, casus yazılımlara karşı koruyan programdır. Çalışma mantığı insanların çözebeliceği ancak botların çözemeyeceği ufak sorular ile sitenizi casus yazılımlara, spam ileti botlarına karşı korumak şeklinde nitelenebilir.
Farklı Captcha çeşitleri var. Soru soran, resim gösterip resimdeki karakterlerin yazılmasını isteyen vb. WordPress ile bir blog veya herhangi bir site açtığınız zaman eğer ki siteniz etkileşimli bir site ise, yani dışarıdan sitenize gelen insanlar web sitenize yazı, resim vb içerik ekleyebilecekleri bir site ise, bu etkileşim izni spam botlarına da yol açmış olur.
Bu durumda sitenizi bu zararlı botlara kapatmanız sizin yararınıza olur. Zira önlem almamanız durumunda siteniz işin içinden çıkılmaz bir hal alabilir yada bir çöplüğe dönebilir.
Wordpress’te de çeşitli Captcha eklentileri bulunuyor. Ben yine kullanıp memnun kaldığım bir Captcha eklentisini size sunuyorum. Bu eklenti ile diğer bazı Captcha eklentilerinde olmayan bir özelliğe de sahip olabileceksiniz. Şöyle ki bu Captcha eklentisini sadece iletişim formuna değil, siteniz içerisindeki yorum yapılabilen her yerde kullanma şansınız var.
Eklentinin kullanımı çok zor değil. Eklentiyi kurduktan sonra WordPress Yönetim Paneli Sayfanızın en altında BWS Plugins diye bir menü çıkıyor. (Ayarlar menüsünün hemen altında). Buradan Captcha’yı seçip ayarlarınızı yapabilirsiniz.

Captcha’ya girdikten sonra en üstte “Enable CAPTCHA for:” yazan yerin hemen yanında CAPTCHA eklentisini nerelerde kullanacaksanız seçiminizi yapıyorsunuz. Title for CAPTCHA in the form ile formunuza eklediğiniz CAPTCHA’ya bir başlık atayabiliyorsunuz. Örneğin: “Resimdeki soruyu yanıtlayın” şeklinde.
Son olarak en altta CAPTCHA için Aritmetik Hareketler ve CAPTCHA complexity level ile Captcha da sorulacak soruların karmaşıklık düzeyini ve hangi işlemlerin (toplama, çıkartma, çarpma) sorulacağını belirleyip kaydedebilirsiniz.

Eklentiyi buradan indirebilir yada WordPress Yönetim Paneli kısmından eklentiler sekmesini seçip yeni ekle yazısına tıklayıp arama bölümüne Captcha yazarak en üstteki, yapımcısı BWS Plugins olan eklentiyi yükleyebilirsiniz.


Online Dönüştürücü

online-donusturucu

Online dönüştürücü; eğer bir resmin, bir ses dosyasının, bir dökümanın yada bir videonun biçimini (formatını) değiştirmek istiyorsanız hiçbir programa ihtiyaç duymadan bunu yapabilmeniz mümkün.
Evet. Artık yok o program, yok bu program diye aramanıza ve her dönüşüm için farklı farklı programlar indirmenize gerek yok. Özellikle bu tarz programların genelde süre/kullanım kısıtlamalı ve dolayısıyla ücretli olduğunu varsayarsak (bende biliyorum ücretsizleri de var) bu online çeviri sitesi temel dönüştürme işlerimiz için çok pratik ve faydalı.
Üstelik sadece format çevirmek ile de kalmıyor, örneğin; bir videonun sadece belli bir kısmını kesmek, almak istiyorsunuz, bu siteye videonuzu upload ettikten sonra videonun hangi kısmını elde etmek istiyorsanız saniye bazında giriş yapıyorsunuz ve istediğiniz kısmı istediğiniz formatta elde ediyorsunuz.
Sadece bu kadarda değil; mesela telefonunuzdan bir video çektiniz fakat video yan veya ters çekilmiş, işte bu videonun açısını da kolayca düzeltebilir ve çıktı alabilirsiniz.
Bu özelliklerden sonra video kalitesini, boyutunu vb. özelliklerini de değiştirebileceğinizi söylememe gerek kalmıyor, o yüzden bu kısmı atlıyorum. 🙂
Online Dönüştürme yapabileğiniz siteye ulaşmak için buraya tıklayınız.


Bilge Adam nasıl?

bilge-adam-nasil

Bilge Adam Nedir, Nasıldır gibi sorulara eski bir Bilge Adam mezunu olarak cevap vermeye çalışacağım.
Öncelikle Bilge Adam’ın açılımı Bilgi Teknolojileri Akademisidir. Bu çok yararlı bilgiden sonra gelelim asıl mevzuya…
Ben 2009-2010 yılları arasında 6 aylık Bilge Adam Web – Grafik bölümünü %90 üzeri devamlılık ve Başarı Belgesi ile tamamladım. Bu bağlamda edindiğim tecrübeleri sizlerle paylaşmak istiyorum ve Bilge Adam’a gidip bu alanda yeni bir kariyer yapmayı düşünen arkadaşlara da eski bir Bilge Adam mezunu olarak tavsiyelerde bulunmak istiyorum.
Bilge Adam’ın birçok farklı eğitim içeriği mevcut. Web – Grafik, Yazılım, Sistem ve Ağ Uzmanlığı vs. Günümüzün en önemli teknolojik aracı olan bilgisayar içerisinde, derya deniz alanlar arasından belli bir kısmında kendini geliştirmek isteyen, zamanın şartları ve koşullarına göre yeni başlangıçlar yapmak isteyen, yeni kariyer hedefi olanlar için bir kapı, belki biraz pahalı bir kapı Bilge Adam. Peki ama nasıl bir kapı, gerçekten değer mi? Cevabı da sizde saklı…

Kısaca ön bilgi vermeye çalışayım. Bilge Adam’a gidip de ders almak istediğiniz eğitim içeriğindeki alt yapınız önemli. Sıfır bilgi ile başladığınız bir eğitim içeriği sizi mutlaka geliştirecek ve iyi bir temel atmanızı sağlayacaktır. Bilge Adam’a başvurmayı düşündüğünüz eğitim içeriği hakkında orta düzey bilginiz varsa Bilge Adam’a kaydolma hakkında belki bir kez daha düşünmelisiniz. Her işin başı ciddiyet ve emek. Bunu kavrayıp ciddi bir şekilde çalışır ve azmederseniz meyvelerini de toplarsınız. Bilge Adamda tanıdığım birçok kişinin kafa yapısı şu şekildeydi: “Ulen bu kadar para bayıldık, hasbel kader derslere geliyoruz, buradan bi de sertifika çaktım mı akarım…” evet, argo kısmını da ben eklemdim, cidden böyleydi 🙂
Malesef öyle olmuyor… İstediğin kadar para ver, istersen dünyanın en iyi eğitimcilerinden eğitim al sen emek verip ciddiye almazsan ol-mu-yor. Adalet kavramı…
Bilge Adam sana nasıl katkı sağlar? Şöyle bir örnek vereyim. Üniversite son sınıf öğrencisisin, üniversitede son sınıftasın, 5 tane orta şekerli dersi verirsen mezunsun! İşte o beş derse nasıl asılıp, nasıl büyük bir ciddiyetle çalışıyorsan o ciddiyet ve disiplinli halini buraya da vermek gerekiyor. İşin farklı ve önemli diğer bir boyutu da şu;
Bilge Adam’a çok para verip, aylarca eğitim alınca, Bilge Adam size, hiçbir yerde duyulmamış eksterm bilgileri über tekniklerle kesin olarak öğretiyor… Hayır arkadaşlar, büyük hayallere kapılmayın. Ama hemen hayal kırıklığına da uğramayın. Bilge Adam’ın size, daha doğrusu ciddi bir şekilde bir alanda kariyer yapmak isteyen, işi öğrenmek isteyen şahsa bir takvim sunuyor. Haftanın 4 günü, günde 6 saat, 6 ay süren bir eğitim programı. Benimkisi bu şekildeydi, eğitimin içeriğine göre bu süreler değişiklik gösterebilir.
Olay bu aslında. Bu süreçte; sıkılmadan, usanmadan, azimle ve kendinizi motive ederek bu süreci tamamlayabile inancınız varsa Bilge Adam ile eğitimini aldığınız programda sağlam bir altyapıya ulaşmanız mümkün olur.
Kendimizi kandırmayalım. Bir alanda ilerlemek istiyorsak ve belirli hedeflerimiz varsa ve başarıya ulaşmak istiyorsak bir şeylerin bizi bağlaması gerekiyor, bazı zorundalıklarımızın olması gerekiyor, biraz diken üstünde durmak gerekiyor.
Zaman kısıtlamanızın olmadığını varsayalım (olmaz öyle bir şey ya neyse), oturduğunuz yerdeyken hemen üstte yazdığım bazı bağlayıcı sebepler olmaksızın bir işi başarmak veya sağlam bir temel oluşturmak çok zor. Yoksa Bilge Adam’ın verdiği eğitimin içeriğinin bin mislini internette bulabilirsiniz. Yüzlerce farklı kaynaktan yararlanabilirsiniz. Ama ne kadar, nereye kadar ve ne kadar ciddiyetle? Ha gerçekten bu motiveyi ve azmi kendinde oluşturabilen ve en önemlisi bu motivasyonunu korumayı bilen kişiler de var. İşte başarı burada saklı.
Bilge Adam size bir program sunuyor, canınız istemese de, sıkılsanız da her sabah kalkıp oraya gitme zorunluluğunuz var. O gün yeni bir şeyler öğrenmelisiniz, sınıftan, derslerden geri kalmamalısınız, ödevleri teslim etmeli, sınavlardan yüksek not almalı ve öğrendikleriniz dahilinde sağlam projeler üretebilmelisiniz…
Zorunda değilsiniz belki ama başarı için kendinize bazı zorundalıklar oluşturmanız çok önemli. İş biraz lakayt bir hale geçerse önünü almanız ve arayı kapatmanız zor olur.
Şimdi biraz maddi boyuta geçelim. Bilge Adam dan bazı hususları paylaşayım. Orada da her şey dört dörtlük değil malesef.
Örneğin, işini iyi bilen ama bildiklerini karşısındakine anlatma potansiyeli düşük bir öğretmene denk gelebilirsiniz. Bizim web hocası öyleydi mesela ve web konusunda pek bilgimiz olmasa da sınıfça bir şeylerin ters gittiğinin farkındaydık ve durumu yönetime ilettik. Bütün sınıf imza verince direk öğretmen değişti. Peki gelen gideni arattı mı? Hayır. Ama yine de beklediğimiz kadar iyi değildi, idare ettik… Ama mesela bir grafik hocası vardı, işinde gayet başarılı ve sizin durumunuzun çözümlemesini başarılı bir şekilde yaptığından elindeki bilginin dozajını çok güzel ayarlayarak usulca, yavaş yavaş size enjekte ediyor. Eğer siz de disiplinliyseniz bir bakmışsınız Photoshopta, İllustratorde vs. gözünüz kapalı on numara projeler hazırlıyorsunuz… 🙂 . Şaka bir yana, bilge adamda hoca faktörü çok çok önemli.

Yavaş yavaş yazımın sonuna doğru gelirken şunları eklemek istiyorum; Bilge Adam sizin için çok güzel bir temel alt yapı oluşturur. Eğitimini verdiği alanda uzmanlaştırmaz. Uzmanlaşmak sizin Bilge Adamdan sonraki çabalarınızla mümkün olur. Öğrendikelerinizi çok çabuk unutma durumu da var malesef. Bir öğrendiğiniz konuyu iyice yerleştirmek ve pekiştirmek için kurs dışında onlarca tekrar yapmanız gerekebilir. Bilge Adam’ı bitirdiğiniz varsayarsak da şu gerçeklerle karşılaşmanız muhtemel. Zaman içerisinde sürekli yeni şeyler öğreneceksiniz ve kursta öğrendiklerinizi küçük görmeye başlayacaksınız. Hatta gün gelip de şu şekilde düşünebilirsiniz “bu kadar basit konuları ve bu kadar giriş seviye bilgileri öğrenmek için bunca zaman harcadım, bu kadar para verdim. Acaba iyi mi yaptım?” işte kilit nokta burası. Bunu dediyseniz veya düşündüyseniz her şey yolunda demektir. 🙂
Olma yolunda çok büyük bir adım atmış ve belkide olmuşsunuzdur. Burada çok ince ve hassas bir analiz yapmak gerekir. Bu cümleyi söyleyip de Bilge Adam ‘a söven çok kişi var… Peki ama haklılar mı? yada ne kadar haklılar?

Arkadaşlar, hiçbir iş kolay değildir. Bir işin belkide en zor kısmı o işi öğrenmeye tüm gerekleriyle hazırlanmak ve iyi bir başlangıç yapmaktır.
Başlamak bitirmenin yarısıdır diye boşuna söylememişler. O yüzden o başlamayı küçük görmeyin! Siz eğer bu gün bir yerlere geldiyseniz, geldiğiniz noktalar o beğenmediğiniz başlangıçların üzerine inşaa ettiğiniz şeylerle mümkün olmuştur. Hiç kimse anasının karnından her şeyi öğrenmiş olarak doğmuyor.
Bu açıdan sağlam bir TEMEL çok önemli. Bilge Adam verdiği eğitimle buna yardımcı oluyor ve sizin zihninizin sürekli orada kalmasını sağlıyor. Siz de biraz azimle bu sağlam temeli oluşturabilirsiniz. Unutmayın bu temel beğenmediğiniz ve küçük gördüğünüz şeylerin birikiminden başka bir şey değildir.

Çok uzattım biliyorum.. Son olarak Bilge Adamla ilgili olumlu ve olumsuz birkaç hususu maddeler halinde yazmak ve Bilge Adam’a başlamak isteyenler için son görüşümü yazmak istiyorum.


Olumsuz Yanları:

  • Pahalı: iyi bir indirim şart. Hemen kayıt olmayın, iyice araştırın, sıkı pazarlık yapın ve diğer kayıt olanların ne kadara anlaştığını öğrenin. Sizden çok daha ucuz fiyata anlaşanı gördükten sonra bütün şevkiniz kırılabilir. Aman dikkat.
  • Eğitmenler Şans İşi: İstediği kadar kapıda Bilge Adam tabelası olsun, içerideki durum bambaşka. Şubeden şubeye, hocadan hocaya o kadar çok fark var ki, bu konuyu da araştırmanızı şiddetle öneriyorum. Zira kötü bir eğitmen ile herşey boşa gidebilir.
  • Eğitim Standardı Yok: Şöyle ki ben eğitim aldığım sürede tam hatırlamıyorum ama sanırım Adobe CS4 çıkmış olduğu halde biz Fatih Şubede Adobe CS2 ile eğitim görüyorduk! Diğer bir arkadaş başka bir şubede Adobe CS3 ile eğitim alıyordu. Adobe Eğitim Sertifikası veren bir kurumun standartlarının daha yüksek olması ve daha adil eğitim vermesi lazım.
  • Eski Mac ler ile Eğitim: Üstteki madde gibi bu da gıcık edici bir durum. Sınıfta derse başlamadan önce çeşitli sorunlar, kitlenmeler nedeniyle 3 kere bilgisayar değiştiren oluyordu. Bizim eğitimin bitmesine 1 ay kala yeni macleri getirdiler. Sağolsunlar!
  • Düzensiz Eğitmen Değişiklikleri: Bir dersi 3-4 farklı hocadan dinleyince herşey çorba oluyor. Çok can sıkıcı bir durum. Çeşitli nedenlerden dolayı eğitmenler sürekli değişebiliyor.
  • Kayıt Esnasındaki Saçmalık: Kayıt için kontrat imzaladığınızda bir bakıyorsunuz ki çok yüklü bir meblağı size verilen kitaplar ve sözde eğitim cd’leri için ödemişsiniz. Bu kitapları de hiçbir hoca kullanmıyor, evde de bir işinize yarayacağı meçhul. Bu kitaplara verilen astronomik rakamı görünce gidip ben kitap istemiyorum dediğinizde burunlarından kıl aldırmıyorlar. Zorunluymuş efendim! Yahu her şeyi geçtim de CS4 ‘ün kullanıldığı bir dönemde CS2 kitaplara bunca parayı almaya utanmıyor musunuz. Ellerinde kalan çöpleri size güzelce dayıyorlar. Çok sinirlendim!
  • Yalan İş Vaadi: Kayıt olurken size eğitim aldığınız bölümle ilgili staj ve hatta iş imkanı sunacaklarını söylüyorlar. Eğitiminiz bittiğinde ise birkaç saatlik saçmasapan iş başvurusu bilmemne eğitimi adı altında, göya bi uzman bir şeyler anlatıyor, elinize boş kağıttan daha değersiz bir sertifika tutturuyolar. Eee Hani İŞ? Hadi olmadı düşük ücretli staj? Nerde istihdam sözünüz? foss.. Size bir cv hazırlatıp oraya buraya göstermelik mailler atıyorlar, ola ki biri sizin cv’nizi seçip sizi iş görüşmesine çağıracak da bilmem kaç kişi arasından sizi seçecek… Ulan aylarca iş bekledim. O yaptığınızı ben kendim de yaparım.
  • İşe Yaramaz Sertifikalar: Bilge Adam bir sertifika cenneti. Ama ben bütün başarı ve devamlılık sertifikalarıma rağmen piyasada bu sertifikalara bakan veya soran birine denk gelmedim. Umarım siz gelirsiniz. Herkes sertifikadan çok ne yapabildiğinize bakıyor. E haklılar.

Olumlu Yanları:

  • Ciddi Bir Eğitim Süreci: Yazımda da belirttiğim gibi sizi uzun bir süre eline alıyor ve bu süreçte ellerinden geldiğince sizinle ve eğitimizle ilgilenmeye çalışıyorlar.
  • Kaliteli: Bu biraz göreceli olacak ama piyasadaki bu alanda eğitim veren birçok kurumdan kaliteli bir eğitimi var diyebiliriz. Ha yeterli mi bu? Bence hayır ama elde olan bu.
  • İmaj: Uzun zamandır sektörü takip etmiyorum ama benim zamanımda Bilge Adam alanındaki en iyi imaja sahip eğitim kurumuydu. Ha bu sizi ne kadar bağlar bilmem. Ancak yüksek imajı olan bir eğitim kurumunda okumak güzel bir his verebilir.
  • İlgi: Eğitmenler, görevli personel vs. herkes sizinle olabildiğince ilgili ve size karşı istisnalar dışında çok nazikler. Sorunlarınıza karşı kayıtsız kalmadan sizinle ilgileniyorlar.

Düşünüyorum ama aklıma daha gelmiyor… Gelirse eklerim 🙂 zorlamaya gerek de yok hani.

Peki Sonuç ne? Yani sizin Bilge Adamdan eğitim almanız için benim şahsi kanaatim şudur:

Net bir şey diyemiyorum. Şartlarınızı ve durumunuzu belirledikten sonra buna en iyi siz karar verebilirsiniz. Ancak basit bir genelleme yapacak olursak herşeye rağmen Bilge Adam sizin için oturaklı ve güzel bir başlangıç vesilesi olabilir kanaatindeyim. Buna en iyi siz karar verebilirsiniz. Başta da dediğim gibi, yeterli azmi ve disiplini sağlarsanız internet üzerinden de Bilge Adamdan öğreneceğiniz her şeyi öğrenebilirsiniz. Fazlasını da.
Disiplin, disiplin…

Not: Yukarıdaki yazı tamamen şahsi görüşümdür, hiç bir bağlayıcılığı yoktur. Birkaç yıl önceki bilgilere dayandığından hata ve yanlış bilgiler içerebilir, yazım yanlışları olabilir. Bu konudaki tecrübe ve düşüncelerimi, kafasında soru işareti olan ve karar verme sürecinde araştırma yapan kişilerle paylaşma amacıyla yazılmıştır. Bilge Adam hakkındaki yazdıklarım 2009-2010 yılları arasında yaşanmıştır ve günümüz koşulları farklılıklar içerebilir.

Microsoft Office alternatifi ve ücretsiz

microsoft-office-alternatifi

Microsoft Office yerine kullanılabilecek birkaç program mevcut. Ben sizlere bu alternatifler içerisinden çok profesyonel olan bir ücretsiz office programı önereceğim.
Office programı deyince herkesin aklına doğal olarak Microsoft Office geliyor. Ancak Microsoft Office programını yasal yollarla en fazla 60 gün süreyle ücretsiz kullanabiliyorsunuz ve bu süreçten sonra programı satın almanız gerekiyor. Microsoft Office, günümüzün olmazsa olmaz programları arasına girmiş durumda. Ortalama bir ev bilgisayarı kullanıcısının da office programına ihtiyacı yadsınamaz bir gerçek. Ama diğer bir gerçek de şu ki, ortalama bir kullanıcı için Microsoft Office programına yüzlerce $ vermekde hiç cazip gelmiyor. Bunu açık bir şekilde gözlemliyorum ve kendimden biliyorum. Bu durum insanları farklı alternatiflere yöneltiyor. İşte bu alternatifler arasından size çok profesyonel bir ücretsiz office programı önereceğim. Son derece sade arayüzü, kolay kullanımı, türkçe dil desteği ve microsoft office kullananların da hiç zorlanmadan rahatlıkla kullanabileceği bir program…
Bu güzel yazılım bize nasıl ücretsiz ulaşıyor derseniz bunun cevaplarından birisi de bağış. Sizde bu programı kullanıp memnun kalırsanız programın gelişimi için bağışta bulunabilirsiniz.

Programımızın adı Libre Office ve programın belge türleri şu şekilde:

  • Metin Belgesi
  • Hesap Tablosu
  • Sunum
  • Çizim
  • Veritabanı

Libre Office programını indirmek için buraya tıklayınız linke tıklayın ve açılan sayfada Ana Kurucu bağlantısına tıklayın.


Web – Grafik araçları

web-grafik-araclari

Özellikle Web – Grafik Tasarımı alanında çalışanlar, proje yapımı sırasında birçok materyale ihtiyaç duyar. Duyabilir. Duymuştur. Ben duydum… 🙂 Nelere mi? Ücretsiz grafik, tema, ikon, kartvizit, logo arşivi’ne.
İnternette bir şeyi arayacaksanız ve arayacağınız şeyi nerede arayacağınızı bilmiyorsanız işiniz gerçekten zor. Samanlıkta iğne aramaya benzer biraz. İster Web site şablonları, arayüz elemanları, wordpress teması, vektörel nesneler, PSD tasarımlar, arkaplan görselleri, kartvizit tasarımları, ikonlar ve malumunuz üzere çok daha fazlasına zaman içerisinde ihtiyaç duyabilirsiniz.
Bu tarz gereksinimler için birçok farklı siteden araştırma yapmak ve her bir alan için farklı farklı adresler gezmek hem vakit alır hemde sıkıcıdır. Yapacağınız işten soğumaya da güzel bir vesiledir.
Sizi bu çöplük ortamından kurtarıp, ücretsiz ve profesyonel paylaşımların yapıldığı çok sade, kullanışlı aynı zamanda zengin içerikli bu siteyle tanıştırayım.
Artık web-grafik alanında lazım olan herşey için kısır arama döngüsüne girmeden önce bu siteye bakmanızı öneririm.

Ücretsiz grafik, tema, ikon, kartvizit arşivi sitesine ulaşmak için buraya tıklayınız.